yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA
tıkla dinle

Pollyanna’ya Mektuplar / DİDEM MADAK ...Ekleyen : Kurşunkalem

Şiirler » Pollyanna’ya Mektuplar / DİDEM MADAK ...Ekleyen : Kurşunkalem
Bu şiir 2017-10-08 18:38 tarihinde günün şiiri seçilmiştir.

İlgili resim

 

 

Pollyanna’ya Mektuplar 

I. 
Sevgili Pollyanna, 
Sen bu mektubu okurken 
Soğuk bir doğu sokağında, 
Acılarla yüklü bir faytonla dolaşıyor olacağım 
Atların boynunda ziller ve pembe orlondan püsküller 
Şaklayan kırbaç ve gıcırdayan tekerlekler. 

Kömürümüz bitti tam kışın ortasında 
Toz hatıra ve talaş bastık sobaya 
Üşüse böyle yapardı mutlaka hazreti İsa da. 
Aşkın yüzünden düşen bin parçayı 
Toplamaktan yoruldum ben artık Pollyanna 

Yolda bavulumu çaldılar 
Bana hediye ettiğin o kırmızı elbise de içindeydi 
Ne güzeldi 
Ben kendime çilek derdim onun giydiğimde 
Bakar bakar anne derdim memelerime 
İnsanın memesi olması büyük bir çilektir Pollyanna 
Güzeldi yine de o yıllar 
Küçük sarı pütürleriyle 
Ne çabuk geçti. 

Ama zaten onu burada giymeme izin vermezlerdi 
Belki artık hiç olmaması daha iyi 
Çalınmış bir güzellik, 
Yasaklanmış bir güzellikten daha iyidir. 
Ama onu asla unutmayacağımı bilmelisin. 

Dilerim sen pötikareli gömlekler gibi neşeli, 
İri dişli bir mısır koçanı kadar 
Mutlu ve yan yanasındır. 
Belki bir gün beni ziyarete gelirsin 
Sana krem fıstıklı ekmek ikram ederim 
Artık çok mutlu olacağızlı ekmekler 
Süte ekmek doğrar ve 
Papara papara diye şarkı söyleriz. 
Sen ruhumun misafir odasında uyursun, 
Süt ve gözyaşı lekeli yumuşak yer yatağında. 

II. 
Sevgili Pollyanna, 
Senin romanlarında her şey o pazartesi başlardı 
Kot pantolonlu, uzun bacaklı pazartesilerdi onlar 
Ben mutfakta Edith Piaf dinler, 
Bir lağım faresiyle göz göze bulaşık yıkardım. 
Şehrimizin aşkı ve şehrimizin şarkısı 
Öfkeyle pis su borularında dolaşırdı. 
Sana patates kızartırdım. 
Patatesler pazartesi kadar kırmızı oluncaya kadar... 
Ölüm bizi ayırıncaya kadar... 
Aşkımız şehrin en güzel aşkıydı 
Kolay değildi, kolay olmamıştı 
Yıllarca şehrin en güzel aşkının benekleriyle yaşamak. 

Kirli muşamba perdeli meyhanelerde ağlardım 
Masaaltı kedileriydi benim için ağlamak, 
Bazen tekirdi, bazen sarman 
Kim önce fırlarsa parsayı toplardı. 

Öfkem içimde emekleyen kırmızı patikli 
Bir bebekti sanki Pollyanna 
Her köşede nergisler satıyorlardı sokaklarda 
Baygın kokulu güneşler gibi... 
Onları satın almak, 
Sonra bir gün yüzü çatlak intiharlarımı boyatıp 
Otuzaltı numara bir hayata başlamak... 
Uzun bir nekahet döneminden sonra 
Nihayet ayağa kalkmak... 
Öfkem 
Üstü kalsın derdi ve bırakırdı hayatımı 
Bayat bisküvi kokan o mahalle bakkalına 
Öfkem 
İşi bitmiş bir çalı süpürgesi gibi 
Dayamaktır kendini duvara... 
Öfkem Pollyanna 
Neden güzeldi? 
Bütün güzeller gibi elinde bir bardak sıcak çayla 

Her şey o pazartesi başlardı 
Şehrimizin aşkı ve şehrimizin şarkısı 
Öfkeyle pis su borularından taşardı. 

III. 
Sevgili Pollyanna, 
Radyo tiyatrosu dinlenirdi bir zaman içimde, 
İçimde dünyanın en eski kedisi 
Eski bir sobanın yanında uyuyordu. 
Çocuklar bir köşede 
Yenidünya çekirdekleriyle beştaş oynardı 
Frenk elması da derler 
Sarılı kahverengili bir meyve. 
Annem işte öyle bir kadındı 
Çocuklar gökyüzüne bakar sorardı: 
Ay dede orada ne yapıyor anne? 
Annem öldüğünde ay dede içimde 
Yüzlük bir ampul gibi parçalandı. 
Annem işte öyle bir kadındı 
Aşure getiren çocuklara, 
Teşekkür eder gibi yaşardı 
Öldüğünde gül resimli bir takvim yaprağıydı. 

Pollyanna, 
Sana göre insan profiterol yer gibi yaşamalı 
Bir çamur deryasının içinde 
Küçük mutluluk topları yakalamalı. 
Bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan 
Sen de bilirsin ya Allah 
Dayanabileceği kadar acı verirmiş insana. 

Geçen yazı 
Bir dut ağacının altında roman okuyarak geçirdim 
Dut taneleri düşerdi sayfalara 
Tıpkı tatlı bir yaz yağmuru gibi 
Büyük taneli tıpırtılarıyla 
Kendimi dut ağacının gölgesini yiyen 
Bir ipek böceğine benzetirdim. 
Ucuz teşbihler beyaz atlı prenslerdir Pollyanna 
Bir şiire gelir 
Ve onu bu hayattan kurtarırlar. 

Ah Pollyanna, 
İçimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna: 
Cancağızım basma perdeme bir çiçek de sen olsaydın 
Kaçarken yangın merdivenlerine 
Keşke grapon kağıtları assaydın.
 
Didem Madak

REKLAMLAR

(1)

    Kurşunkalem   2017-10-15 01:34  

Çok güzeldi değerli şairim mükemmel... Kutluyorum.

(RUHU ŞAD OLSUN)

 

 

1